Son Yazılar »

İzmir’den emin adımlarla rap piyasasında ilerleyen Dilkeş Kârdâr geçtiğimiz günlerde Çanta isminde bir Maxi Single albüm çıkardı. DK Production ve Ocboz Müzik Label’in ortak yapımı olan albüm içeriğinde Çanta isimli şarkının 3 versiyonundan oluşuyor. Bonus Track olarak herkes tarafından beğenilerek dinlenen Ölü Bu Gönlüm adlı parça yer alıyor.
Albümün çıkış tarihinin üstünden çok zaman geçmeden klipler serisine bir yenisini daha ekliyor Dilkeş Kârdâr. Çekimlerinin bir hayli zorlayan hava şartları altında yapıldığını da söylemeden edemeyeceğim. Klibi izlediğiniz zaman şaşıracağınız sahneleri şimdiden tahmin edebiliyorum. Klibin yönetmenliğini her zamanki gibi Murat Gültekin üstlenmiş. Yakaladığı açılar belirlediği kurgular yine hayranlık bırakacak şekilde oluşturulmuş.
Bu Single albüm önümüzdeki günlerde çıkacağı bildirilen (bandrollü) Railgun albümünün bir ön hazırlığı gibi geliyor bana. Buradaki kaliteyi iyi dinleyin/izleyin yakında bir üst seviyesinde olan albümümle geliyor diyor sanki. Eh beklemeye değer.

Bu yazıyı kısa tutmamın sebebi Railgun’a uzun bir yazı yazacağımın habercisidir.

Albümü satın alabileceğiniz linkler:
iTunes: http://itunes.apple.com/de/artist/dilkes/id491784528?ign-mpt=uo=4
Amazon: http://www.amazon.com/dp/B006PJB270/ref=cm_sw_su_dp

Sorular ve Sebepleri

Neden yazmıyorum? Neden röportaj yapmıyorum? Neden çekim yapmıyorum? Bu sorulardan ben kendim bile kaçarken insanların bunları bana ısrarla sorması hem mutlu ediyor beni hemde kızıyorum. Neyse artık kaçmak istemiyorum çünkü genel anlamda yoruldum. Öncelikle yeni bir web site projemin olduğunu belirtmek isterim. Bunca zaman neden .com uzantılı bir web siteye sahip olmadığımı soranlara gelsin bu paragraf. Yıllardır wordpress’de ikamet ediyorum. Herkes buraya alışmış ve beni bilenlerin dilinde hep bir cansucarwordpress.com var. Adımı unutup alan adımı söyleyenler var. Eh şimdi hal böyleyken burayı bırakıp başka bir yere taşınmak zor ve zahmetli geldi açıkçası. Bende hazır kendimde bu cesareti bulmuşken artık buradan taşınayım diyorum. Pek yakında başka bir yerde olacağım.
Neden yazmıyorum? Adam gibi bir albüm yokta ondan. Konserlere gidemiyorum da ondan. Hayatı kovalamakla meşgulüm uzun bir zamandır. O yüzden buraya gelip ahkam kesecek gücü bulamadım kendimde. Şimdi kalkıp yazsam gerçeği yansıtamayacak olmamdan korktum. Böyle olacağına eski yazılarımı okuyamayanlara hitap etmek adına (yalana gel) yeni birşeyler yazmadım.
Neden röportaj yapmıyorum sorusunun cevabı neden yazmıyorum da gizli. Zamanım yok varsa da ben yok ettim. Birileri orda burda konuşuyor. Cansu bütün tanıdığı ünlü arkadaşlarıyla yaptı röportajını ee şimdi adam kalmadı ondan 13 röportajla kalakaldı öyle. Bu ne yavşaklıktır arkadaş?! Sen benim arkadaş dost çetelemi mi tutuyorsunda hangisi arkadaşım hangisi dostum biliyorsun? Şurada röportaj yaptığım kişilerle kanka değildim ki enseye şaplak atıp gel bi konuşalım senle demedim. Velhasıl çoğuyla röportajdan sonra arkadaş oldum, ablalarım abilerim ya da arada bir vereceğimiz selamımız oldu. Ayrıca arkadaş ayağına yatıp onlarla röportaj yapsam ilk olarak Meyan grubuyla yapardım herhalde.
Neden fotoğraf çekmiyorum? Aslında çekiyorum ama yayınlamıyorum. Bunun cevabı kısa ve net.
Her neyse yeni web sitem gelene kadar “belki” yazmamaya devam edeceğim. Bomba bir albüm çıkaran olursa o başka tabii.
Şimdilik sevgiler saygılar.

Bildiğiniz gibi 2010′da bir yaz dizisi olarak TNT’de gösterime giren Memphis Beat dizisinin baş kahramanı Dwight Hendricks (Jason Lee) geceleri bir barda sahne alıp Elvis şarkıları seslendiriyor. Bir çoğumuz dizinin ilk bölümlerinde Jason Lee’nin kendi sesi olduğunu zannedip “yahu ne kadar güzel sesi varmış bu adamın” diyip durduk. Birkaç bölüm sonrası şarkıların videolarını ararken meğerse Jason Lee’nin playback yaptığını öğrenmiş bulunmaktayım. Bu güzel ses Mark Arnell isimli bir müzik adamınınmış. Mark Arnell’ı genel olarak tanımlamak gerekirse Los Angles doğumlu Elvis hayranı prodüktör, söz yazarı, ve vokaldir. Şu sıralar ise Memphis Beat’in müziklerini yapmaktadır.
Son derece mütevazi bir hayatı olan Mark, kamera arkasından birçok müzik kaynaklı işlerde çalışıp başarıyı yakalamış. Bazı çalışmaları ise;

MTV’s “The City”, “The Hills” “Real World, “Parental Control”, Fox’s “The Good Guys”, USA’s “Burn Notice”, TLC’s “LA Ink”, “My Life In Ruins” produced by Tom Hanks, ABC Family’s “Make It Or Break It”, Travel Channel promo, E!’s “Keeping Up With the Kardashians”, CW’s “Fly Girls”, Animal Planet’s “Jockeys”, NBC’s “Celebrity Circus”, VH1’s Late Show With Zach Galifianakis, ABC Family’s “1,2,3 Saturday promos”, ABC’s “Men In Trees”, A&E’s “The Two Coreys”.

Memphis Beat 2. sezonu için tanıtım/jenerik müziğiyle dikkatleri son zamanlarda iyice üzerine çekmiş bir başarılı müzik adamından bahsediyoruz.
Ayrıca İ-94 adında bir müzik grubu da vardır. Grup Mark Arnell vokalistliğinde tam 6 albüm çıkarmıştır. Albümlerin hepsi de birbirinden değerli birbirinden güzel şarkılardan oluşmakta. Farklı bir ses arayanlar bu grubu ve Mark Arnell’ı vakit kaybetmeden dinlemelidir.

Araştırmalarıma göre Türkiye’de Mark Arnell hakkında bir yazı yazılmamış bu şu an için bulabileceğiniz tek Türkçe yazıdır.

Mark Arnell’a ve İ-94 grubuna nereden ulaşabilirim?

http://www.youtube.com/watch?v=aj6kh26A_sk&feature=share Memphis Beat 2. Sezon Şarkısı (Mark Arnell)
http://www.markarnellmusic.com/index.html Mark Arnell Official Website
http://www.myspace.com/i94 İ-94 Grubu MySpace
https://www.facebook.com/markarnellmusic Mark Arnell Facebook
http://www.tnt.tv/series/memphisbeat/ Memphis Beat

maNga ile düet ve yüz binlere şarkı söyleme fırsatı Fanta Stage’de!

Gelecek vaat eden genç müzisyenler, Fanta’nın pop/rock müzik alanında beste ve performans yarışması Fanta Stage’de yerini almaya başladı.

Fanta Stage‘in 2 finalistini birbirinden özel fırsatlar bekliyor…

Fanta Stage finalistleri, maNga ile düet yapacak, klipleri çekilecek ve Türkiye’nin önemli yıldızlarının katıldığı Fanta Gençlik Festivali ile 16 farklı şehirde yüz binlerce seyirciye canlı performans sergileme fırsatı bulacaklar. Fanta Stage birincisini ise bu eşsiz deneyimin yanı sıra SAE (School of Audio Engineering)’den özel bir eğitim ve sürpriz fırsatlar bekliyor…
Ayrıca ilk 30’a kalan katılımcılar, İskender Paydaş ve Tarkan Gözübüyük yönetiminde profesyonel bir stüdyoda kayıt yapacak; yarı finale kalan 10 katılımcı ise SAE işbirliğiyle hazırlanan, 3 günlük müzik eğitimine katılabilecekler.

Başvuru ve oy vermek için; www.fantastage.com

Hugh Laurie.. İngiliz aktör. Aynı zamanda müzikal anlamda da oyunculuğu kadar harikalar yaratan muhteşem insan. Nam-ı diğer Dr. Gregory House Piyano eşliğinde aynı zamanda mızıkasıyla blues sevenleri kendine hayran bırakmıştır. Gitar – mızıka, piyano-mızıka ikilisini bana sevdiren müzik adamlarından biridir Hugh Laurie. Onu özellikle House dizisinden hatırlıyoruz ki mükemmel oyunculuğu unutulacak gibi değil. Laurie’dan zaten yıllardır bir solo blues albüm bekleniyordu ki 9 Mayıs’ta albüm piyasaya sunulacağı açıklandı. Piyano, gitar, mızıkayne ön planda ve çoğu Hugh Laurie farkıyla kulaklara hitap edilmiş. Bunun yanında harika sesini de unutmamak lazım. Yıllandıkça insanları büyülemekte sanat adına her yeteneğini ortaya dökmekte. Sanat demişken ayrıca Laurie imzalı iki adet romanı da var. Aktör, yazar, müzisyen, yönetmen olan Hugh Laurie asıl çıkışını House dizisinde yaptığı yadsınamaz bir gerçek. Daha önceden yaptığı güzel işlerini de daha çok House dizisinden sonra duyurma imkanı olmuştur. Bunların yanında en önemli özelliği ise komedeyen olmasıdır. 1983 yılında başlayan oyunculuk macerası komedyenlik ile başlamıştır ki hala bunu devam ettirmektedir. Şarkı sözlerine bile mizahını yansıtmıştır. Özellikle bunu Mystery isimli şarkısında görebiliriz.

Let Them Talk isimli albümün yapımcılığın rock ve caz müziği harmanlaması ile tanıdığımız Joe Henry üstleniyor. Hugh Laurie Blues isimli web sitesinde, albümde bulunan şarkıların kesitlerini yayınlıyor. Ayrıca mailini bırakan herkese ücretsiz olarak download edebileceği linkleri mailine gönderiyor ve Gues I’m A Fool isimli şarkıya sahip olabiliyorsunuz.

Sanat adına yaptığı tüm işlerin kusursuzluğu ile dikkatleri üzerine çeken Laurie bir albüm çıkarmak için neden bu kadar yıl bekledi her ne kadar anlam veremesem de yine de albüm için çok mutlu bir o kadar da heyecanlıyım. Blues adına Laurie gibi bir yetenekten şarkılar, piyanosunun muhteşem notalarını duymak müzik zevkime devrim niteliğinde gelmiştir. Bir Bob Dylan’dan sonra arayacağım tek isim Hugh Laurie olacak.

Bloguma Dokunma

Blogspot kapanmış demek. Tamam wordpress’e yığılma olacak demektir bu. Buyursunlar gelsinler onlara blog mu yok yeter ki yazsınlar yeter ki akıldan geçenler orda kalmasın binlerce insanla paylaşsınlar. Peki blogspot bloggerları yedekledi mi yazılarını fotoğraflarını videolarını? Belki bir kısmı için buna evet diyebiliriz peki ya yedeklemeyenler? Emekler ne olacak soruyorum herkese?! Peki her aklına geldiğinde bir tıkla eriştikleri blog adreslerini okuyucular bulamayınca ne yapacaklar? Bunların hepsi an itibariyle muallak.
Dün akşamdan beri çığ gibi büyüyen Bloguma Dokunma hareketi insanların içini soğutacak mı? Hayır.
Blog spot yazarlarının ve okuyucularının rakamlarını biliyor musunuz? Şimdi yazacağım rakamlar olayın ne kadar büyük ve ciddi olduğunu gösterecek.

Blogspot (Türkçe) toplam sayfa sayısı : 4 milyon’dan FAZLA
Son 1 haftada aktif Türkçe blogspot blog sayısı : 600 bin
Blogspot’u bir ayda ziyaret eden Türk internet kullanıcı sayısı 18 milyon
Blogspot şuan Türkiye’de en çok girilen 10. site

Sansür! Myspace ve LastFm geçen sene aynı anda kapanmıştı myspace çok geçmeden açıldı LastFm hala kapalı, Fizy geçtiğimiz aylarda kapandı. Bildiğiniz gibi Youtube çok uzun bir süre kapalı kaldı. Bu kapalı kaldığı dönemde ne değişti de tekrar açtınız? HİÇBİR ŞEY. Eh peki madem her şey aynı neden açtınız diye sorarlar adama! Cevap tabii ki yok. Hoş kimse de bunun cevabını aramadı çünkü açılmasının verdiği coşkuyla siteyi direkt kullanmaya başladık.
Sırada ne var? Facebook, twitter, friendfeed, wordpress, sözlükler, tumblr? Hangisi olduğunu bilelim de yedekleme yapalım. Hoş bilemesekte olur zira hepsinin kapanma oranı %80 (%20′lik oranı da vicdana veriyorum) en iyisi hemen yedekleri almaya başlamak. Bunlar yakında interneti toptan keserler.
Bakınız 28 milyon internet kullanıcısı olduğunu düşünürsek blogspot’un Türk halkının vazgeçilmezi olduğunu görüyoruz ki worpress’in de bir o kadar okuyucusu ve kullanıcısı var.
Geçen sene blogum için verdiğim bir röportaj’da bana blogların insan hayatındaki yerini sormuştu röportaj yapan kişi. Eskiden forumlar vardı şimdi ise uzun bir süredir bloglar revaçta ve herkes okumaktan ve yazmaktan büyük bir zevk alıyor demiştim. Bunu söylerken blogger olmanın mutluluğunu yaşamıştım. Peki ben artık kimleri okuyacağım? Nasıl eğlenebilirim? Onlar giden bloglarının ardından üzülürken ben nasıl yazarım buraya kafamın içini?! Yazık oldu.

Blogspot’un geri verilmesini ve bir daha böyle üzücü ve bir o kadar da berbat birşeyin yaşanmamasını diliyorum.

Bir wordpress blogger’ı olarak blogspot ailesi için geliyor; BLOGUMA DOKUNMA!

Meyan’ın beklenen albümü geçtiğimiz hafta tüm müzik marketlerde yerini aldı. 9 şarkılık bu albüm farklı enstrümanlar eşliğinde müzik şenliği yaşatan Meyan’ın yıllardır dile getirdiği “farklılık” iddiası gerçek oldu. Hissi Beyan diye başlayıp Outro ile biten albüm dinleyicilerine tam bir müzik ziyafeti yaşatıyor. Albüm öncesi birçok şehirde verdiği konserlerle daha çok dinleyici kazanıp söz verdiği albümü, zorlu ve bir o kadar titiz bir çalışmayla tamamladı. Rock müziğe yeni bir soluk getiren Meyan albümde yer alan Sezen Aksu‘nun unutulmaz şarkısı Tükeneceğiz‘e klip çekmeye hazırlanıyor. Klip, Acı Aşk ve Nefes filmi’nin görüntü yönetmenliğini yapan Vedat Özdemir yönetmenliğinde çekiliyor. Beykoz semalarında çekilen klip şimdiden merak konusu olmayı başardı.
Albümde Türkay Aktekin, Emin Karasöğüt, Arif Deniz Toker gibi başarılı isimlerde yer almaktadır. Ney, klarnet, yaylılar albüme ayrı bir tad vermekte. Gitarın sert tonuna bu tarz naif enstrümanları muazzam bir şekilde yerleştiren Meyan başarılı bir albüme imza atmıştır. Albümün mix’i Ali Fehmi Turan tarafından Record İstanbul stüdyosunda, mastering ise Babajim İstanbul Stüdyosunda Pieter Snapper tarafından yapılmıştır.

Vokal’de Ali Fehmi Turan, gitar’da Birkan Nasuhoğlu, Davul’da Athena’dan tanıdığımız Turgay Gülaydın ve bas gitarda Hazar Aşçı yer almaktadır. Albümdeki bazı şarkılar eski dinleyicilerine tanıdık gelebilir fakat albümde bulunan farklı versiyonları, şarkıların tüm eski hallerini unutturacak etkide. Bilinen Meyan’dan farklı bir Meyan ile tanışacak olan dinleyicileri albümü almak için en yakın müzik marketinde soluğu almalılar nitekim dinledikten sonra bana hak vereceksiniz. Albüm kapağının içeriğine baktığımız zaman birçok ismin Meyan’a albüm hazırlık sürecinde destek verdiğini göreceksiniz. Onca insanın yoğun çalışması sonrası defalarca dinleyebileceğiniz bir albüm çıktı ortaya. Albümün oluşum sürecinde bizzat eşlik ettiğim o yoğun stres ve çalışmayı burada anlatmak imkansız. Her şey Meyan severlerin güzel bir müzik ziyafeti çekmesi için tasarlandı.
Albümü şiddetle tavsiye eder, kulaklarınıza afiyet dilerim…

Parça Listesi

Hissi Beyan
Utandırdın
Gözün mü Kaldı?
Tükeneceğiz
Yaratmak Dert Değil Tanrı İçin
Beni Bırakırsan
Aşk’a
Kahpe Dünya
Outro (Y.D.D.T.İ.)

Albüm tanıtım şarkılarını www.meyan.org ve http://www.facebook.com/meyankolik adreslerinden dinleyebilirsiniz. Meyan haberlerine de anında http://twitter.com/#!/meyanofficial adresinden ulaşabilirsiniz.

Cem Adrian – Kayıp Çocuk Masalları

Cem Adrian son albümü olan Kayıp çocuk masalları ile hızlı ama bir o kadar sessiz çıkışına bir basamak daha ekledi. 12 şarkılık olan bu albümde 6 oktavlık olan sesini her zamanki farklılığı ile kullandı. Bundan önceki Emir isimli albümüne hala doyamayan insanlar varken bu albümüyle Adrian severlerin gönlüne iyice yerleşti. Albüm yorumları aynı cümleleri taşıyor; “Ne yaptın sen böyle?!” Sözlerinden akan anlam müziği ile birleşince ömürlük bir albüm olmaya aday…
Albüm isminden de anlaşılacağı gibi içindeki çocuğa seslenen Cem, düet isim olarak Herkes Gider mi? şarkısında Aylin Aslım’ı seçmiş ki sesine de çok yakışmış. Sanatçı bu albümünü; “Kayıp Çocuk Masallarını bir ses performansı değil, his performansı albümü diye değerlendirmiş. Haklı. Albümü dinlerken bastırılan bütün hisler ayaklanıyor. Her cümle de insan kendinden birşeyler buluyor. Albüm daha çok umudu konu almış. Her şey içinden çıkılmaz bir hal aldı fakat bir gün düzelecek mesajı vererek nasihat adı altında cümleler sarfediyor.
Şarkılardan önce albüm kapağı çok konuşuldu çok yargılandı. Adrian severler bi anda önyargı ile yaklaştı ta ki “unutursun” adlı şarkısını yayınlayana kadar… Şarkı öyle bir geldi ki herkes kapak fotoğrafını unutup şarkının büyüsüne kapıldı ve yayınlanacak diğer şarkıları büyük bir merakla bekledi. Ardından “Sen Benim” isimli şarkısı yayınlandı ve yine ilgi odağı olmayı başardı. Asıl darbe “Bana Ne Yaptın” şarkısı oldu. Lirikal tarzı ve müziği ile işte Cem Adrian farkı denildi. Bıkmadan dinlenilecek şarkılar arasında şimdiden yerini almış görünüyor.
Aslında sanatçı çok cesur hem müziği hemde duruşu ile. Ben buyum, alın işlerim de bu diyen karakteristik bir özelliği var. Müziğe yeni bir tarz getirdiği yadsınamaz bir gerçek… Albümü edindikten sonra dikkatimi çeken ilk şarkı Islak Kelebek” oldu. İlk dinlenildiği zaman düet bir şarkıymış gibi gelse de Cem’in o şekilden şekile giren sesini unutmamak mümkün değil.
Yeni yıl hediyesi niteliğinde olan Kayıp Çocuklara Masallar albümü ömürlük şarkılar olarak tarihe geçtiğini gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

Sonbahar yaklaşıyor…
Pencereler açık uyuyamadığında şehrin insanları ve üşümeye başladığında sokak çocukları, herkesin dinleyeceği bir şarkısı, herkesin inanacağı bir masalı olmalı.
Yoksa nasıl dayanabiliriz.

Cem Adrian

Piiz | Kardem

Yazın gelmesiyle birlikte birçok albümün piyasaya çıktığını zaten duyurmuştum. Birde onlarca albümün arasında sıkışıp kalan gruplar var. Bu furyada varolan gruplardan biri ise Piiz. Grup yıllarca yaptığı coverlarla ve kendi şarkılarıyla isimlerini duyurmayı başarmışlardı. Artık bir albümü haketmişlerdi ve yoğun bir çalışma sürecinden sonra grup Kardem adlı albümleriyle dinleyenlerinin karşısına çıktı. Albümde tanıdık şarkılar görmekteyiz. Albümden önce “Sen yokken, Farkında mısın?, Serde, Hadi Denizim” isimli şarkılarını zaten biliyorduk. Ama bu albümde onları çok farklı versiyonlarıyla dinleyebilme imkanımız var.
Gruptan albüme gelen ilk klip Kardem isimli albümünde adını taşıyan şarkılarına oldu. Şarkının yüksek enerjisine uygun bir kliple çıkışını yapan grup albümden sonra da şehirler arası gezip konserlerini vermeye devam ediyor. Gerekli piiz web sitelerinden konser tarihlerini takip edebilirsiniz.
Bu albümle birlikte dinleyenlerini hayal kırıklığına uğratan tek konu ise Vazgeç Gönlüm isimli şarkının albümde bulunmaması. Hatırlarsanız grup en çok bu şarkıyla ismini duyurmuş ve büyük bir beğeni kazanmıştı. Albümde bu şarkıya yer verilmemesi biraz moral bozukluğu yaratsa da, dinleyenleri şarkının eski versiyonu ile yetinmeyi biliyor.
Gelelim Piiz’in en sevdiğim şarkısına. Sen Yokken diyor grup. Özellikle vokalin sesini bu şarkıda çok iyi kullandığını ve sınırlarını zorladığını rahatlıkla görebiliyoruz. Herhalde bu şarkıyı Emir Yaşar’dan başka kimse bu kadar güzel yorumlayamaz.
Açıkçası albümde 2 şarkıyı sevmedim. Farkında mısın? ve Hadi Denizim şarkılarından bahsediyorum. Hatırlarsanız Emir’den önce Erhan Tonbul vardı vokalde. Ondan farkında mısın‘ı dinlemek ayrı bir zevk olsa gerek. Albümde şarkıların müzikleri değişmiş eski haliyle kalsa daha güzel olurdu sanki. (tabii ki tamamen benim fikrim bu)
Dinleyenleri albümü çok bekledi artık cover yerine kendi şarkılarını da dinlemek istedi ve grup sevenlerini kırmayarak istekleri yerine getirdi. Geç veya erken Piiz‘e Kardem çok yakışmış.

Yönetmenliğini Ömer Öztürk’ün üstlendiği Kardem klibinin çekiminde Canon 5D Mark II kullanılmış.

Kendi hayran kitlesini oluşturan Meyan 5 yıllık bir geçmişle sağlam bir dönüş yapmaya hazırlanıyor. Grup o kadar iyi şarkılar sunmuştu ki birçok dinleyeni bu şarkıların bir albümde toplandığını zannediyordu. Bir albüm oluşumu kadar iyi ve onları yıllarca zirvede tutacak kadar güzel şarkıları vardı. İlk olarak Gözün mü Kaldı adlı şarkılarıyla çıkış yapan grup, akabinde birçok şarkıyı sevenleriyle paylaştı. Hatta o kadar iyi bir kitleye ulaşmışlardı ki onlara ait olmayan şarkıları bile onlar söylüyormuş gibi gösterenler oldu. Birçok yarışmada finale kalıp dinleyici kitlesini genişletmeyi başardı. Proje grubu olan Meyan, bar programlarına sıcak bakmıyordu. Daha çok adını büyük konserler vererek binlerce kişiye duyurdu ve bir çok amatör gruba demo kayıtlarında ve aranjelerinde yardımcı oldu.

O çok beklenen albümün sinyalleri gelmeye başlar…

Kısa süreli bir ayrılıktan sonra Meyan Kalbim Kırık Sana adlı şarkısıyla söz verdiği muhteşem dönüşünü gerçekleştirdi.. Kendi web sitelerinde yayınlandığı günden itibaren birçok kişiye ulaşıldı ve herkesin tavsiye şarkısı haline geldi.

Şimdi ise albüm öncesi tanıtım konserlerine başladılar. İlk olarak İzmir Alsancak Opus Bar’da konser verecek olan grup İzmirlilere farklı bir müzik ziyafeti yaşatacaklarının garantisini veriyor. Dinleyenleri yıllardır İzmir’de konser olmasını istiyordu o gün geldi çattı işte. Eminim tüm dinleyenleri bu habere çok sevinecektir. İzmirden sonra da birçok şehirde konser olacağının sinyallerini verdi Meyan. Ayrıca bu haberler albümün çok yakın olduğunun göstergesidir.

Katılımın bir hayli yüksek olacağını düşünmekteyim. 4 yıldır gözlemlerine dayanarak söylüyorum İstanbul Ankara İzmir Meyan’ı en çok dinlemek isteyen şehirlerdi. Beklenen gün yani 23 Temmuz Cuma gecesi saatler 22:30′u gösterdiğinde İzmir Meyan ziyafeti yaşayacak.

Grubun son halinden bahsetmek gerekirse;
Ali Fehmi Turan (Vokal)

Konser: İzmir Alsancak Opus Bar – 23 Temmuz 2010 Cuma saat: 22:30 + 1 yerli içki Bilet: 15TL
Adres: 1453 sok.(Gazi Kadınlar sokağı) no:9 Alsancak/İzmir

Web adresleri:
Meyan.org
Meyan Forum
Meyan Facebook
Meyan Myspace
Meyan Twitter

WordPress.com'dan blog alın. | Tema Motion, volcanic tarafından yapılmıştır.
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 475 other followers