Bize biraz kendinizden bahseder misiniz Neler yapar Nilüfer Durna?
Uludağ üniversitesi Tasarım Bölümü’2003 (BDT) mezunu. Göz’ünü geliştirmek için Fotoğraf eğitimi de aldı.. Ürün, yaşama mekanları,ticari mekanlar, cephe, fuar standı tasarımları ve 2d/3d görselleştirme ile uğraşır…Fotoğraf çeker…
Profesyonel hayata atıldığınız yıllardan bahseder misiniz?
Üniversiteden mezun olmanın (hem de yüksek onurla) o kadar önemli bir şey olmadığını anladığım yıllardı.. :) “İş işyerinde öğrenilir” mantığını anlamamla beraber kendimi “zorla” hem tasarım hem de üretim yapan bir firma da kabul ettirirken buldum. Aldığım maaşın asgari ücretin biraz altında olduğunu hatırlarım. Bilgisayarımın çizim için yeterli derecede hızlı olmadığını düşünerek, bütün maaşlarımı bilgisayar taksitlerine yatırıyordum. Gündüzleri İşyerinde üretim/tasarımla ilgileniyor, akşamları evde çizim/modelleme teknikleri üzerinde çalışıyordum. Tüm hayatım çalışmak olmuştu o yıllarda…
Tasarımlarınızı oluşturma süreçlerini bizimle paylaşır mısınız? Öncelikleriniz nelerdir?
Bu süreç müzikle başlayıp, sakin bir çalışma mekanı yaratmakla devam ediyor. Telefonlar, konuşmalar, karmaşa beni etkiliyor, bu nedenle sakin olabileceğim yer/zamanı seçerim her zaman. Bunlar önceliklerimdir. Daha sonra araştırma süreci başlar. İnsanları tanımak, ne istediğini bilmek bu konuda önemli oluyor. Bu konuyu tam kavrayabilmek için psikoloji, insan davranışları üzerine kitaplar okumaya çalışıyorum. Çok farklı bir şey istiyorlar aslında hayallerindeki çok başka, ama birde olmak zorunda olanlar var. Bütçe/kullanım açıları, yaşadıkları çevreler, etkileşimler.
Burada tasarımcı devreye girip “özünde” ne isteniliyordu anlamak zorunda. Bu baştan kapılmazsa ucu kaçmış bir revizyonlar ordusu ile baş başa kalabiliyoruz. Son yenilikleri, yeni çıkan ürün tasarımlarını, yeni malzemeleri, üretimleri takip ediyorum. Anlatım-modelleme-sunum-üretim şeklinde süreç devam edip son buluyor.
Sanırım tasarım yapmak biraz da ilham meselesi. Siz tasarım yaparken nasıl bir ruh halinde olmalısınız ki üretkenliğiniz artsın?
Üretkenliğin yüksek motivasyonla arttığını düşünürüm. Tasarım öncesi eşimle, ailemle zaman geçirmeye çalışırım. Kafamdaki soruları/sorunları boşaltmaya çalışırım, müzik yine burada devreye girer. Kozmik bilimle ilgilenirim bu konuda çeşitli yöntemler var. İlham meselesi garip işliyor, yanımda sürekli kağıt+kalem bulundururum. Çok alakasız bir işle uğraşırken çok farklı bir yerde kullanabileceğim bir fikir gelir. O an da kağıda dökmediğimde daha sonra unuturum. Bu nedenle kağıt/kalem hayatımda önemli bir rol üstlenir.
Tasarımlarınızda kırmızı ve beyaz kullanımı dikkat çekiyor. Sadelik ön planda.. Bunların özel bir sebebi var mı?
Hayatın/insanların giderek daha yorucu olduğunu düşünüyorum.Amacım kaos dan biraz uzaklaşıp sade ama çözümsel mekanlar olmasını sağlamak.Beyaz da masumiyeti/temizliği, kırmızı da ise tutkuyu ifade edebiliyorum. Ama son 1 yıldır renk kartelamın değiştiğini söyleyebilirim. Asil ve tutkulu renklerin yanına huzur veren yeni tonlar ekledim. Zamanla bunun daha da değişeceğini geniş bir yelpazem olacağını düşünüyorum.
Kalite, estetik, ekonomiklik bunlar bir bütün olarak tüketiciye sağlanabilir mi?
Bunlar esasen 4 ana dala ayrılır. Dayanıklılık(emniyet), Fiyat(imalat), Estetik, Ergonomi(insana uygunluk) Tasarım yapılırken 4 fonksiyon 12 puan üzerinden puanlanır.6,3,2 ve 1 puan olarak puanlanır. Matematiksel olarak bir bütün olarak tüketiciye sağlanamaz. örneğin bir jeep tasarladığınız da 6 puanı neye vermiş olmalılar ? Tabii ki dayanıklı olmasına, bu durumda kalite ve ekonomiklik dediğiniz yan yana gelmiyor değil mi? Tasarım sürecinde, tasarımın bir özelliği her zaman daha önde olmalıdır, 6 puanı neye verdiğiniz gayet açık olmalı. Koltuk tasarladığımızı düşünelim, eğer uzun zamanlı oturulacak bir mekan ise ergonomisi bizim için daha önemli olabilir, kısa vadede oturulacak bir mekansa ve estetiği daha önemli oluyorsa önceliğimizi buna vermeliyiz. 3lü ya da 4lü kombinasyonlarda tüketiciye bir bütün olarak sağlayamayız, tek bir bütün ve varyasyonları olarak sunabiliriz.
Tasarımını yaptığınız kişilerle fikir ayrılığı oluyor mu? Ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz. Kendi fikirlerini diretenler var mı?
Tabii ki oluyor :) Eskiden bu konuya katı yaklaşsam da artık daha sakinim. Hiç birbirine uymayacak renkleri bir arada istenebiliyor, birbirini tamamlamayacak malzemeler bir arada kullanılmak isteniyor. Müşterinin istediğini hazırlarım, eğer yönlendirmelerle ikna olmuyorsa ona bir alternatif çizim hazırlarım, bu durumda diğer çizimi gördüklerinde fikirleri değişebiliyor.Mimarların/Tasarımcıların sürekli kendi fikirlerini farklı insanlara empoze etmelerini zaman zaman doğru bulmuyorum.O mekanda kim yaşayacaksa onun sevmesi benim için çok önemlidir, Bu konular ego çatışmalarına kadar gitmekte. Benim önceliğim her zaman isteklerdir. Müşterinin istekleri bittikten sonra ben bu tasarım için ne yapabilirim diye kendimi devreye sokarım. Bazen insanlar tamamen size bırakabilir, bazense sizi yönlendirebilirler.. Çok alakasız durumlarda yine kozmik bilimden faydalanıyorum. İnsanlar bilime saygı gösteriyor ve önemsiyor. Mekanı tasarlarken kullanılan renklerin önemi, konumlandırma yüzünden oluşan enerji, malzemelerin verdiği hisleri bilimsel olarak aktarırım, bu durumda ikna oluyorlar
Tasarım dünyasını gelecekte neler bekliyor?
Kendi Ülkemizde Üretim açısından biraz gerideyiz, Bu konu da şuan için maliyetler yüksek kalıyor. Zamanla bu konunun daha minimuma ineceğini düşünüyorum. Bir çok tasarım/üretim den maliyetleri yüzünden vazgeçmek zorunda kalıyoruz. Bu tasarımızı etkiliyor. Tasarıma önem veren maliyeti de imkanları ile düşürebilen ülkelerden çok daha iyi işler geldiğini görüyoruz. Her şey tasarlamak değil, üretilmediğinde tasarlanmış olması da ifadesiz kalıyor..
En çok hangi tasarımları yapmaktan zevk alıyorsunuz? Tasarımın bir hikayesi olmalı mı?
Elbette bir hikayesi olmalı, ama her ürün için bu geçerli olmayabilir. Mitoloji de “kadına yolculuk” konulu, koltuk koleksiyonları tasarlamıştım. Bu tür tasarımlar yapmak bana büyük keyif veriyor.
Şimdiye kadar aldığınız en acımasız eleştiri nedir? Peki aldığınız en güzel yorum?
Bu konuda benim için önemli olan mekanı sahibi ve kullanan insanların eleştirisidir. Firmanın istekleri/bütçesi doğrultusunda hazırlanmış işlere, internet ortamında eleştiriler gelebiliyor. Eleştiri yaparken bu tip kriterleri bilmedikleri için yaptıklarından bana acımasız gelmiyor. Kendimi eleştiririm. Zaman zaman eski çizimleri açtığım olur. Tasarımına inandığım insanlarla çalışmalarımı paylaşır, yorumlarını alırım, bu konuda alış-verişlerim olur. Eleştiriye açığım, fakat yapıcı olmasını beklerim.Olmamış demek bir eleştiri değildir bence, yapıcı olduğunda insana çok fazla şey katar.. Aldığım en güzel yorum/eleştiri ise; kendileri de mimar olan insanların benim evimi de çizer misin demeleri olmuştur…
Tasarımlarınız/çizimleriniz nerelerde yayınlandı / aldığınız ödüller var mı?
içinde yer almaktan dolayı beni en çok heyecanlandıran, ispanya-articulado tasarımcılar kitabıdır. İçinde karim rashid gibi ünlü isimlerle aynı kitapta olmak beni çok etmişti. Home desinging-the book of inspirational interiors, maison française, forbes , adesign, vitrin, mudergi, office magazin, Türk mobilya, alem, artvisit vb dergilerde yer alma imkanı buldum, TV ve radyo yayınlarına konuk olma şansım oldu.. Bu tür yansımalar insanı motive ediyor… Ödüller olarak tiffany çatlak tsört yarışmasıi ilk 30 finalist, uluslararasi bombay sapphire bardak tasarım yarışması ilk 10 finalist, flickr, 3dkingdom , tr3d ,tokat vakfından ödüllerim bulunmaktadır.
Tasarım/Yaşam konusunda hayran olduğunuz isimler kimlerdir?
Kendi çizgisini oluşturmuş, ve o çizgide yaşamış insanlara hayranlık duyarım..Christopher johnson mcCandles, Mustafa KEMAL ATATÜRK, Erdem Şimşek hayranıyım…
Neden freelance/proje bazlı?
“Rahatsız rahatlık bölgesi”.. Yaratıcılığın 9-6 arasında stabil bir şekilde işlediğine inanmıyorum. Zamansız yaşamayı seviyorum. Gece 4 de de bilgisayarımı açtığım olmuştur, öğle vakti bilgisayarımı kapadığım da. İşyerinde ki karmaşadan uzak herhangi bir yer ve herhangi bir zamanda bilgisayarımla dilediğince hareket edebilmeyi seviyorum.. Her proje yeni bir iş, yeni bir heyecan. Tek bir patron yerine, bir çok işveren olması da hoşuma gidiyor :) herkes ile farklı iletişimler kurabiliyorum, yeni insanlar tanıyabiliyorum..
İnsanlar size nerelerden ulaşabilir?
www.niluferdurna.com / info@niluferdurna.com / ve web sayfamda yazan telefonumdan ulaşabilirler.
Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim başarılar dilerim.
Bende çok teşekkür ederim.. Sevgilerimle…




Bir mimar olarak tasarımlarınızı , yaşam felsefenizi taktir ettim . Başarılarınız daim olsun .
Çok modern tasarımları varmış. siteside harika olmuş çok şirin :)
Tasarımlarına birkaç sitede rastlamıştım gerçekten çok güzel hepsi. Güzel röportaj olmuş kendisine de size de başarılar dilerim…